sayfa içeriği Yaşamak için ...
  • Hep Bilgi

Yaşamak için ...

Göç, insanların savaş, doğal afet ve ekonomik nedenlerden dolayı farklı bir yere yerleşmelerine denir. Göç insanlık var olduğu günden beri var olan bir gerçektir. İnsanlık tarihi boyunca milyonlarca insan yaşadıkları coğrafyayı terk ederek farklı yerlere göç etmiştir. Göç eden kişilere ise Türkçede göçmen adı verilir. Eğer bu göç, savaş ve doğal afet gibi mecburiyetten doğmuş ise mülteci veya sığınmacı isimleri verilir.


Göçleri sadece bir yer değiştirme eylemi olarak görmemek lazım. Bu aynı zamanda bir kültür değiştirme eylemidir. Çünkü göç eden insanlar aynı zamanda farklı kültürden insanların arasında yaşamaya başlayacaktır. Hatta tarihin bazı dönemlerinde bir yerden bir yere iltica eden, yani göç eden insanlar o kadar çok olmuştur ki gittiklerin yerlerde çoğunluk olmuşlardır. Bu çoğunluk olma durumundan dolayı da göçmenler o yerin kültürünü zamanla kendi kültürleriyle değiştirmişlerdir.


Birleşmiş Milletlerin 2017 raporuna göre dünyada 258 milyon göçmen bulunmaktadır. Bu rapor sadece zorunlu göç edenleri değil çalışmak için farklı bir ülkeye geçici veya kalıcı olarak giden işçileri de kapsamaktadır. Yüksek gelire sahip olan ülkeler bu göçmenlerin %64’üne ev sahipliği yapmaktadır. Dünyada en çok mülteciye sahip ülke 49,8 göçmenle Amerika Birleşik Devletleri’dir. Onu sırasıyla Sudi Arabistan, Rusya ve İngiltere izlemektedir. Ancak Amerika yakın zamanda mülteci durumlarını iyileştirmeye yönelik oluşturulan Birleşmiş Milletler Sözleşmesinden çekildiğini duyurmuştur. Birleşmiş Milletlerin 2017 raporuna göre Türkiye’de 4 milyon göçmen yaşamaktadır. Bu göçmenlerin çoğu Suriyeli sığınmacılar oluşturmaktadır. Aynı zamanda bu sayının Türkiye’ye çalışmak için gelen geçici veya kalıcı yabancı işçiler de bulunmaktadır.


Göçmenlik, dünyadaki birçok ülkenin genel sorunları arasındadır. Bu konuyla alakalı birçok uluslararası anlaşmalar yapılmış, birçok kanunlar düzenlenmiştir. Ancak göçmenlerin hayat şartları birçok yerde hâlâ çok kötü durumdadır. Günümüzde gelişmiş olarak kabul edilen ülkelerdeki göçmenler eğitim ve iş ihtiyacını karşılayamamakta, sınır kapılarında bekletilmekte, sağlıksız kamp ortamlarında açlık, hastalık gibi problemlerle yaşam mücadelesi vermekte, umuda yolculuk adı verilen deniz yolculuklarına çıkarak hayatlarını kaybetmektedirler.