Mecnun’un Babasına Mektubu

 

Arkadaşları Mecnun’un babasının yanına gelir. Ona kırda piknik yaparken meydana gelen olayı anlatıp Mecnun’un mektubunu verirler. Babası, üzerinde Mecnun’un gözyaşları olan mektubunu okumaya başlar. Mektupta şunlar yazmaktadır.

 

“Yıllarca evlat hasreti çektin. Adaklar adadın, dualar ettin ve Allah beni sana hediye edince çok sevindin. Artık bu dünyada bütün mutsuzluğunun bittiğini zannettin. Çocukluğumda bana çok iyi baktın. En iyi hizmetçileri tuttun ve beni yetiştirdin. Ben senin evindeyken sıkıntının ne olduğunu hiç bilmedim. Evinden çıkıp okula gittiğim zaman ise her şey değişti. Daha önce hiç tanımadığım bir duyguyla karşılaştım. Baba, ben bir melek yüzlü kıza âşık oldum. Baba, ben hangi yöne baksam onun yüzünü görüyorum. Hangi sesi duysam onun sesini duyuyorum. Ondan bir dakika bile ayrı yaşamak istemiyorum. Ama onu benden uzaklaştırdılar. Yüzünü göstermeyip beni bu hayattan kopardılar. Yaşam ışığımı söndürdüler. Ona kavuşmak için çok uğraştım ama başaramadım. Ona kavuşamadım. Baba, ben artık eve dönmeyeceğim. Ben aşk derdine düştüm ve bu dertten bir kurtuluşum yok. Bunun için yalnızlığı seçtim. Artık bundan sonra evim ıssız yerler, yatağım kuru toprak, yastığım dikenlerdir. Bak, benim kendime bile bir faydam yok. Beni arama, benden bir ümidin olmasın. Allah’a sana başka bir evlat vermesi için dua et.”

Mecnun’un Babası mektubu okur. Mektuptaki Mecnun’un gözyaşlarının üstüne kendi gözyaşını döker. Arkadaşlarından Mecnun’u en son nerede gördüklerini öğrenerek yola çıkar. Dağlarda, ıssız yollarda dolaşır. Kimsenin olmadığı mağaralara, kuyulara bakar. En sonunda oğlunu çölde susuzluktan dudakları kurumuş, vücudunda yaralar oluşmuş perişan bir vaziyette bulur. Babası, Mecnun’u eve dönmesi için ikna etmeye çalışır ama Mecnun bunu kabul etmez. Mecnun, Leyla’dan başka kimseye ihtiyacının olmadığını, Leyla’dan başka kimseyi görmek istemediğini söyler. Babası son çare olarak Leyla’nın evlerine misafir olarak geldiğini ve evde onu beklediğini söyler. Bunu duyan Mecnun hemen ikna olur ve babasıyla eve dönmeyi kabul eder. Eve geldiklerinde bunun bir yalan olduğunu gören Mecnun’un üzüntüsü daha da artar. Eve doktorlar gelir ve Mecnun’un yaralarına bakarlar. Sonra evdeki herkes onunla konuşup ona nasihat vermeye başlar. Ona, yönetimleri altındaki kabilelerde birçok güzel kız olduğunu,  bunlardan birini beğenmesi durumunda onu evlendirebileceklerini söylerler. Mecnun onlardan özür dileyerek hiçbir teklifi kabul etmez. Kendisine Leyla’dan başka güzel olmadığını, eğer Leyla yoksa dünyada hiçbir güzelliğin olmayacağını söyler. Kendisinden ümitlerini kesmelerini ister.

1. Bakmak: Yetiştirmek, büyütmek.

2. Bakmak: Gözleri bir yere, bir şeye çevirmek.

3. Bakmak: Bir duruma dikkat edilmesini istemek.

4. Bakmak: Aramak

5. Bakmak: Tedavi etmek. Tamir etmek. Kontrol etmek.