sayfa içeriği Nevfel’in Leyla’nın Kabilesi ile Savaşı

Nevfel’in Leyla’nın Kabilesi ile Savaşı

 

    Nevfel, Mecnun’u alıp kendi kabilesinin yaşadığı yere getirir ve onu misafir eder. Daha sonra Mecnun’a söz verdiği üzere onun Leyla’ya kavuşması için uğraşmaya başlar. Leyla’nın babasına bir mektup yazıp ondan bu iki gencin evlenmesine razı olmasını aksi takdirde kabilesiyle savaşacağını söyler. Mektubu altın ve mücevherlerle dolu bir sandıkla Leyla’nın babasına gönderir. Leyla’nın babası mektubu okur ve Nevfel’e Mecnun’un aklını kaybettiğini bu yüzden ona kızını vermeyeceğini, gerekirse savaşa hazır olduklarını bildiren bir mektup yazar. Nevfel bu cevaba karşılık olarak ordusunu toplar ve Leyla’nın kabilesiyle savaşmak için yola çıkar. Bunu duyan Leyla’nın babasının kabilesi de savaş için hazırlanıp yola çıkar. İki ordu büyük bir ovada karşı karşıya gelir ve savaş başlar. Çok şiddetli bir savaş olur. Mecnun ise savaş esnasında bir kenara oturmuş Leyla’nın kabilesinin savaşı kazanması için dua eder. Bu duayı Nevfel’in askerlerinden birisi duyar ve Mecnun’a “Senin için savaşan bir ordu var ve sen düşmanın kazanmasını istiyorsun. Bu nasıl bir iştir?” diye sorar. Mecnun ise cevap olarak “Ben, dostun düşman, düşmanınsa dost olduğu bir savaş içindeyim. Tek isteğim canımı verip sevgiliye kavuşmak” der. Bu cevap karşısında soruyu soran kişi büyük bir şaşkınlıkla Mecnun’un yanından uzaklaşır. Gün boyu savaş devam eder ama iki taraf da galip gelemez. Akşam olunca savaşa ara verilir. Nevfel askerlerini toplayarak onlara güçlü tarafın kendilerinin olduğunu buna rağmen savaşı neden kazanamadıklarını anlayamadığını söyler. Bu savaşı kazanmalarını mutlaka temiz kalpli bir kişinin duasının engellediğini söyler. Bu sırada, gündüz savaş olurken Mecnun’la konuşan asker, Nevfel’e Mecnun’un düşman askerinin kazanması için dua ettiğini söyler. Nevfel, Mecnun’un bu duasını öğrenince yaptığı işin doğru bir iş olmadığını anlar. Eğer savaşı kazanırsa Leyla’nın adını bir daha anmayacağına ve onu Mecnun’la evlendirme inadından vazgeçeceğine söz verir.

 

   Ertesi gün iki kabile tekrar savaşmaya başlar. Çok şiddetli bir savaş olur. İki taraf da birbirine acımasızca saldırır. Mecnun ise yine bir köşede oturmuş Leyla’nın kabilesinin savaşı kazanması için dua etmektedir. Akşama doğru Nevfel’in ordusu savaşı kazanır. Leyla’nın babası Nevfel’e “Kızımı bu aklını kaybetmiş adamla evlendirme. Onunla sen evlen.” diye yalvarır. Nevfel, Leyla’nın babasına kendisinin zalim bir insan olmadığını, yaptığı bu işten dolayı pişman olduğunu ve ordusunu da alarak memleketine döneceğini söyler. Nevfel Mecnun’a Leyla’ya kavuşma isteğine artık son verip kendilerine katılmasını, onu güzel bir kızla evlendireceğini söyler. Fakat Mecnun bu sözleri duyunca çılgına döner. Böyle bir şeyin asla mümkün olmayacağını, dünyada kendisi için Leyla’dan başka bir güzel olmadığını söyler. Daha sonra  feryat ederek çöle, eski yaşamına geri döner. Nevfel, Mecnun’un bu durumuna çok üzülür. Ona ümit verip daha fazla üzülmesine sebep olduğu için kendisine çok kızar. Bir daha buralara uğramayacağına yemin ederek memleketine döner.

Söz vermek: Kesinlikle bir işi yapacağını söylemek

Kız vermek: Kızını evlendirmek

Can vermek: Ölmek

Son vermek: Bitirmek

Ümit vermek: Gelecekte istenilen şeyin olacağını söylemek .